en

Onur's blog

Hello, if you are looking a new version of oxwall or do you want to use oxwall script. i have a sad news for you. oxwall since 2016 not anymore updating.. it is very old a bulky system.


if you have a lot of members maybe over 20.000 50.000 this time seriosly starting problems.  Giving a lot of Error script. and It is very tiring for the server's processor. You must to rent a server special for Oxwall script because hotsting pachets will be not enought for you!  ... more

Merhaba, yakın zamanda yeni yıla girdik. Herkesin Yeni yılı kutlu olsun. Bugün Avrupa ülkelerinde gözlemlemediğim fakat Türkiye de açık gördüğüm insanların yıllar içinde yeni yılda bile nasıl umutsuz hale geldiklerinden biraz bahsetmek istiyorum. 

Eskiden dedelerimiz hep derdi, Nerede eski bayramlar derdi. O zaman çocuk olduğumuz için tam olarak anlayamıyorduk. Biz çocukken şeker, para ve eğlence olarak gördüğümüz için bayramı bize hep aynı geliyordu fakat büyüklerimiz sanırım bayramların ve insanların birbirlerine olan sevgilisinden ve eski bayramlarda olan neşeli kutlamaları özlüyorlarmış. Bende Dedelerimiz  gibi nerede eski o eski yeni yılları demek istiyorum. 

... more

  • Jan 3 '2023, 0:40

Romanya da 4 ay önce Hostel de yakalandığım hastalıktan aradan aylar geçmesine rağmen bir türlü geçmemesi bu nasıl bir virüs'dür dedirdi kendime. O aralar yaşadığım duygusal sorunlar ve yalnızlık hissetmeme insanlar ile sosyalleşme adına otel yerine Hosteli seçtim. Hostelin özelliği 4-5 katlı apartman gibi düşünün her katta 4-5 oda var ve her odada 3-5 ranza var böyle karışık kalabiliyorsunuz. 

Gerek fiyat olarak, gerekise yeni insanlar ile tanışma adına hostel bazen güzel bir tercih oluyor. Bu arada tüm hosteller aynı konfor standartlarında olmuyor. Romanya'nın Iasi şehrinde Bisiklet Otelde yaklaşık 4 hafta kaldım. O aralar yıllık oturuma geç başvurmam gerekçesiyle Türkiye'ye dönüş yapamadım.

 

"Kaldığım hostel den bir oda. benim kaldığım oda daha güzeldi ve manzaraya bakıyordu. ikinci ranza da yatıyordum ve geceleri şehri izlemesi güzel oluyordu."

 

Oturumum bitmeye çok yakın kaldığı için bana eğer sen geri dönersen Türkiye'ye belki sana giriş izni vermezler ise çok az oturumum kaldığı için sen oturum belgeni alamazsın dediler.  Oturum bu arada yasal olarak ikamet etmek için gerekli belge.

 

Yurtdışında eğer vize isteyen bir ülkede yada uzun süre yaşamak istiyorsanız belirli şartları yerine getiriyorsunuz. Ev, iş, Yada öğrenci iseniz üniversite kaydınız gibi sonrasında size yasal olarak belirli bir süre oturuma izni veriyorlar.  Neyse oturum çıkmadığı için Türkiye ye dönüş yapamadım. O arada çalıştığım işten de yaşadığım sorunlar sebebiyle 4 hafta otele de kalmam gerekti. Zamanın çok uzun olması ve otellerin pahalı olması sebebi ile hem de yeni insanlar ile tanışmak ve sosyalleşmek adına hosteli tercih ettim.

 

Hostelin bir çok güzel tarafı olsa da, özellikle güzel kızlar ile aynı oda da beraber uyumak gibi olumsuz tarafı ise bazen bir hasta bir erkeğin odanıza gelmesi oluyordu. Benim odam da hep kızlar kalıyordu. Belki nazik bir kişiliğe sahip olmam, uzun süre Hostel de kalmam  ve kızlara rahatsız etmemem de olabilir. 4 hafta boyunca çok nadir olarak olarak odama erkek müşteri geldi.

 

En son 1 tane İtalyan erkek müşteri geldi ve üstelik hastaydı.  Ranzamın altında yatıyordu 1 gece kalmasına rağmen ondan virüsü aldım soğuk algınlığı oldum. 1 gün sonra hasta olduğumu hissettim. Üstüme ve titreme gelince evet vücuda virüs aldık dedim.  Hostelin en faydalı yanı ise şehir merkezinde olması ve karşımda hemen büyük bir market olmasıydı. Hemen markette gittim 1 şişe şarap aldım. Şarabın içerisindeki alkol boğazdaki mikropları güzel temizliyor. Hemen iyileşirim diye düşündüm. Önce Büyük bir tavuk aldım yanında süzme yoğur ve sarımsak ile vücudun bağışıklığını güçlendirdim. Ardından şarap ile boğazlardaki mikropları öldürdüm 2 saat kendimi hassa hissedip titredikten sonra uyudum.

 

Sabah kalktığımda hiç hastalıktan eser yoktu fakat öksürme devam ediyordu. bir hafta iki hafta derken aradan 2-3 ay geçti ne yaptıysam öksürük kaybolmadı. Geleneksel tüm yöntemleri denedim hatta öksürük şurubu bile içtim. Hastalık 4 ayına girdiğinde benim öksürük dışında bir şeyim kalmamıştı. Bir arkadaşımın ısrarı ile özel kliniğe gittim.  

Doktora anlattım. beni cihaza soktular. Akciğerlerimin röntgeni çekildi. Doktor baktığında dedi'ki senin Akciğerlerin yaralanmış dedi. Şişmeler olmuş dedi. Korona olmuşsun akciğerlerinde hasar bırakmış dedi.

 

Cihaza soktular nefesimdeki mikropları ve nefesimi ölçmek için o zaman yeteri kadar nefes alamadığımı fark ettim. 5-6 defa denememize rağmen bir türlü yeterli nefes alamıyordum.  Doktor bana ilaç yazdı 6 kutu ilaç yazdı. 2 hafta kullandım. Öksürmem büyük ölçüde geçti ve sonrasında göğüs ağrısı kaldı. Ne zaman nefes alsam göğüsüm de ağrı oluşuyor. Bu hastalık benim gibi genç birini bu kadar sorun yaşattı ise bu korona virüs den dolayı ölen kişilerin hastalığa karşı yenilmesi normal özellikle sigara içenler, nargile yada sürekli alkol alan kişiler. Zaten Doktora gidince ilk sorduğu şey bunları kullanıp kullanmam oldu.

 

Doktor korona olmuşsun geçirmişsin dediğinde gerçekten şaşırdım. Hatta akciğer filmlerini cihaza  sokarak bana da gösterdi.  Son 2 haftadır Osmanlı döneminden kalma tarihi hamama giderek sauna da ciğerlerimi açıyorum çok faydası oldu. Ağrılarım hafifledi. Eğer sizde benim gibi sorun yaşıyorsanız tarihi hamamlara yada saunanın olduğu bir hamama gitmenizi öneririm.  Özellikle akşamları hamama gitmesi güzel oluyor yanınız da size eşlik eden bir arkadaşınız varsa daha keyifli oluyor.

 

Tarihi olması sebebi ile sanki 1300 lü yıllarda  yaşıyormuşuz hissi veriyor özellikle hamamın tarihi dokusu, binlerce yıl önce konulmuş devasa kesme taşlar. Altan ısıtma sistemi. buhar odası özellikle hasta olan kişiler için bire bir.. 

2023 yılında sağlıklı bir yıl diliyorum... 

Prag kentini gerçekten çok beğendim. Tekrar dönmek istediğim Şehirlerden bir tanesi.  Çekyanın başkenti olan bu şehir altın şehir olarak da geçiyor.

 

Nehir kenarında bulan şehirin bir milyon ile 1 buçuk milyon arası bir nüfüsu var. Sürekli göç aldığı için tam olarak kesin bir sayı vermek zor olmalı!

 

Çekyanın  Prag'a şehrine ilk olarak Almanya dan Leipzig şehrinden tren ile 3 saat de geldim. fakat  yolculuk sırasında da da kendimi gerçekten yorgun hissetmedim.  Tren dağlık bölgelerden çok geçerek geliyor pencereden dağ manzaralarını izleyerek gidebiliyorsunuz. Vltava  Nehri yakınlardan geçiyor ve çok güzel manzaralar eşliğinde harika bir tren yolcuğu yapıyorsunuz. 

 

Şehir merkezde indiğinizde  Aziz Vaclav (Pomník svatého Václava) heykelinin bulunduğu Ulusal Müze'nin heybetli binasını hemen görüyorsunuz.

 

Narodni Müzesi kapalı olduğu için giremedik fakat binanın mimari yapısı gerçekten çok etkileyici, 1818'de inşa edilmiş. Müzenin içinde Çek Cumhuriyeti'nin doğal tarihi olarak eski kitaplardan iskeletlere kadar birkaç milyon kopya barındırıyor. Hepsini incelemek uzun bir vaktiniz olmalı.

Narodni Müzesisinin iç görünümü

Narodni Müzesi'nin bulunduğu konumda, Çek Cumhuriyeti'nin kafeleri ve dükkanlarla dolu Vaclavske Bulvarı'na  gittik. Vaclavske Bulvarın da ayrıca şehre gelen yabancı turistler için bilgi haritaları ve bir turizm merkezi bulacaksınız.


Çek Cumhuriyeti tarihinde de bubulvarın özel bir tarihi vardır, 1918'de Çek Cumhuriyeti ilan edilmiş ve 1989'da da burada kadife devrim yaşanmıştır.
İstasyondan metro ile gelmek isterseniz Müzeum'da ya da Mustek istasyonunda inmeniz gerekiyor. Vaclav Havel'in, dediğim gibi, Vaclav Havel'in Kadife Devrim sırasında göstericilere hitap ettiği Ulusal Müze, Lucerne Sarayı, Koruna Sarayı, Grand Hotel Evropa, Svabodne Slovo gazetesinin balkonu gibi üzerinde birçok turistik yeri var. 

Prag'a şehrine her hangi bir rehber olmadan kendim gezdim. Turistlerin de yoğun olduğu yöne doğru yürüyordum ve sezgisel olarak neredeyse tüm turistik yerlere ulaştım.

 

Bir sonraki nefes kesici gidilecek yer ise, ünlü Eski Kent Meydanı'dır (Staro mestske) diye geçer.

Prag şehrinin tarihi ruhudur. Burada birkaç saat durmanızı tavsiye ederim, binanın her köşesi olağanüstü ve tarihle dolu. Ama Mimari ve sanatsal şeyler ilgilinizce çekmiyorsa meydandaki bir kafede sessizce  oturup dinlenebilirsiniz.

Ancak hazırlıklı olun fiyatlar oldukça yüksek. Genelde  Turistlerin yoğun olduğu yerledeki kafeler ve restorant'lar her zaman pahalı oluyor. Sonrasında buradan fayton turuna çıkabilirsiniz. Bu Meydan oldukça geniştir ve Franz Kafka'nın yaşadığı birkaç turistik yer olan  Dumu Minuty'ye, Saint Mary of Tyn Kilisesi, Jan Hus Anıtı, Golz-Kinsky Sarayı, St. Nicolae kilisesini görebilirsiniz. 

  • Jan 1 '2023, 21:38
Main
to
Education
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •